Ahmet beyin sekreteri 1
Sabah kahvaltıda annem çok sevinçliydi. Bu aslında pek normal bir şey değildi ama annem o gecemizi gerdek gecemiz gibi düşünüyordu. İşler de yolunda gitmiş Murat yazık hiçbir şeyin farkına varmamıştı. Çok güzel bir kahvaltı yaptık. Ara sıra çay dökmeye kalktığımda tekrar yerime otururken zorlanıyormuş gibi yapıp Murat a pas atıyordum. Bir ara annem ne o kızım hasta falan mısın dedi. Murat kıp kırmızı olmuştu. Yok anne dedim , üşüttüm her halde, belim ağrıyor biraz .
Murat o gün ayrıldı istemeden de olsa.Ben de işten ayrıldım. Daha doğrusu aktif işimden. Son anlaşmadan sonra şirkette küçük bir hissem de olmuştu. Bir hafta sonra teyzem ve Murat bize gelmişlerdi. Teyzem bana iltifatlar yağdırarak kızım şöyle, kızım böyle diyerek sürekli beni öven sözler söylüyordu. Annemle ikisi çok mutluydu. Gerçi herkes mutluydu. Teyzem önceden bir tatil planı yapmıştı 10 günlüğüne Antalya ya gidecektik. Ama otelin adını duyduğumda benim rengim değişmişti. Bu Ahmet Beyle gittiğimiz oteldi ve o otelin sahibi benimle birlikte olmuştu. Artık mecburen gittik. Neyse ki adam ortalıkta yoktu.Ben annemle kalıyordum Murat da teyzemle. Teyzem ve annem biz denize iniyoruz akşama kadar gelmeyiz başınızın çaresine bakın diye söyleyerek güya bize zaman kazandırmışlardı. Murat beni hemen odalarına götürüp kapıyı kapatır kapatmaz dudaklarımı öpmeye başladı. Elleriyle de kalçalarımı okşuyordu. Uzun bir süre sadece öpüştük. Elimle önünü yokladığımda garip bir boşluk vardı. Daha sertleşmemişti. Beni sırt üstü yatırıp sadece öpüp okşuyordu. Ta neden sonra bir deneme yaptı ama hala sert değildi kamışı. İçime giremedi bir türlü.Boş ver dedim heyecandandır. Bozulmuştu yüzüme bile bakamıyordu. Sonra dudağına küçük bir öpücük kondurup ben şimdi ufaklığı harekete geçiririm deyip sırtüstü uzanmasını sağladım. Kulaklarını boynunu karın bölgesini yavaş yavaş öpüyor, memelerimle de kamışını okşuyordum. Az önceki pelte hali yoktu kamışının. İki mememin arasına alıp her bastırdığımda yavaş yavaş büyüyordu .Dilimle kamışıyla oynadığımda artık gerçek sertliğine kavuşmuştu. Kısa kısa inlemeleri oluyordu. O şekilde ağzıma da boşaltabilirdim ama daha ona vardı. Hadi sıra sende deyip yanına yattım ve bacaklarımı açtım. Hemen kamışını önüme yerleştirip içime hızlı hızlı girmeye başladı, bu sefer daha uzun süre kalmıştı içimde. Ben de şaşırmıştım o kadar uzamıştı ki süre. Belki de boşalamıyordu bir türlü.Bir süre sonra üzerime yığıldığında hala içime boşalıyordu. Çok güzelsin, muhteşemsin kelebeğim gibi sözler söylüyordu. Giyinmiştim, kapıdan tam çıkarken teyzemle karşı karşıya gelmiştim , a su almayı unutmuşum deyip geri döndü. Anlamıştı yaramazlık yaptığımızı ve toparlanması için oğluna süre kazandırmıştı. Akşam hep birlikte yemek yerken Teyzem bak Yelizcim dedi, seni gelinim olarak görmek isterim eğer sen de kabul edersen hemen yüzükleri burada takalım dedi. Tebessüm edip kabul ettim. Artık yarı resmi evlenmiştim Murat la.Ertesi gün kendi aramızda yüzük takıp nişan yapmıştık. O sırada o adam da gelmişti. Tebrik ederim deyip kendini tanıştırdı. Çok kibar ve görgülü olduğu için bizimkileri hemen etkisi altına almıştı. Anneme dönerek kızınızın İtalyancayı çok iyi bildiğini biliyorum. Bu gece çok önemli bir görüşmem var.Eğer izniniz olursa 1 saatliğine yardımcı olmasını sizden rica ediyorum dediğinde annem çekinik kalmıştı. Ben istemiyordum ama teyzem tabi tabi deyip onayladı. Akşam 9 gibi beni alıp otel dışında yine kendine ait olan çok şirin bir kulübeye götürdü. Kulübe diyordum ama deniz kenarında çamların arasında muhteşem bir yerdi. Gerçekten bir İtalyanca metin vardı, hemen çevirip verdim kendisine. Ama görüşme, konuk falan yoktu. Demek nişanlandın deyip tekrar tebrik etti. Sonra odadaki mumları yaktı. Çok değişik kokuları vardı.Çok değişik şaraplardan tattırdı bana. İstese beni orada becerirdi ama saygılı davranıp dediği gibi sözünü tutup 1 saat sonra otele bıraktı. Akşam annemle baş başa kaldığımda Murat ın durumunu anlattım. Kızım heyecandandır falan dedi. Ama daha iki kez beraber olmuştuk ve ikincisinde takviye almadan sertleşememişti. Olur olur deyip beni teskin etti. Günler hızlıca geçip tatilin sonuna gelmiştik. Teyzem çıkış işlemlerini yapmaya gittiğinde otelden bir görevli hesabımızın olmadığını söyleyip bir şikayetimizin olup olmadığını sordu. Otel sahibi o adam bizden para almamıştı. Biraz sonra geldiğinde bunu kabul edemeyeceğimizi söyledik hep birlikte. Küçük bir nişan hediyesi dedi. Düğünü de burada yaparız deyip bizi uğurladı. Zaman hızlıca ilerledi ve düğünü o otelde yapmaya karar verdik. Her şey muhteşemdi. Düğün, konuklar, servis rüyada gibiydim. Sanki ayaklarımın altından yerler kayıyordu. Ve en sonunda odamıza çekilmiş baş başa kalabilmiştik. Murat yine beni öpüp kokluyor ama erkekliği bir türlü uyanmıyordu. Artık bunu kendi yapmalıydı. Hiçbir şey yapmadan bekledim. Ama sadece bekledim. Yapamadı bir türlü, sertleşmedi. Gelinliğimi çıkarmıştım zaten, oradaki elbiselerden üzerime geçirip biraz dolaşmaya ihtiyacım var murat deyip lobiye indim. Peşimden bile gelememişti. Lobide o adam tekrar geldi. Adı Tarık dı. Hayırdır gelin hanım senin şimdi başka şeyler yapman gerekmiyor muydu dedi. Sabah saat 3 gibiydi. Boş ver dedim. Sıkılmıştım burada da olmak istemiyordum. Belime girip kulübeye gidelim dediğinde hiç itiraz etmedim. Orada kötü bir espri yapmıştı ama buna kızacak durumda da değildim. Benim gerçek kocammış gibi izin dahi almadan beni okşamaya başlamıştı.Ona karşı bile gelememiş, her şeyi oluruna bırakmıştım. Özellikle elleri çok hünerliydi. Gerçi hünerli olmayan hiçbir uzvu yoktu ki. Tam bir erkekti. Hiç acele etmiyor sadece o anın tadını çıkarıyordu.göğüslerim bir yandan dili tarafından keşfedilirken üçgenim çoktan parmaklarının saldırısına uğramıştı.Sabah olmuştu ama Tarık daha tam tatmin olmamıştı.Ben ise birkaç kez orgazm olmuştum. Bu streste bile beni rahatlatmayı becerebiliyordu. İçime girdiğinde ise gerçek erkeklik bu dedim kendi kendime. Sem sert ve upuzun bir aleti vardı. Her yüklenişinde kamışındaki damarlar bile hissediliyordu nerdeyse. Artık iyice sert hamleler yapmaya başlamıştı. Biraz canımı acıtsa da bu hoşuma gidiyordu. Resmen benimle oynuyordu. Onun istemediği hiçbir şey olmuyordu. Tüm kontrol onun elindeydi. İstediği zaman orgazm oluyor, istediği zaman beni boşaltıyor, istediği zaman bana hem zevk hem acı veriyordu.Her şey onun inisiyatifindeydi.Derken içime öyle bir boşaldı ki kamışını dışarı çıkarttığında bile hala spermleri üçgenimden dışarı doğru akıyordu. Aslında daha durmaya niyeti yoktu. Ama saat 9 u geçmişti. Şöyle bir temizlenip otele gittim. Otelde annemler beni arıyorlardı. Teyzemi görünce , üzgünüm ama buna devam edemeyeceğim, boşanacağım dedim. Teyzem şaşırmış tam bir şey diyecekken Murat girdi araya. Haklı dedi, haklı, devam etmek istememesini anlıyorum.Teyzem okkalı bir tokat attı oğluna, beceriksiz diyerek. Üzülmüştüm o an Murat a. Yerin dibine geçse daha iyiydi. Resmen boşanmak kolay olmamıştı ama bir daha da bir araya gelmemiştik. Aklım Tarık da kalmıştı.Otelden ayrılmıştık. Artık kimseyle birlikte olmak istemiyordum. Aklım hep Tarık taydı. Yeliz
Tarih:2008-09-20 Hit: 210
|